|
Atatürk’ün ailesi hakkında bilgiler, ilkokullarımızdaki tarih derslerinden,
yukarılara doğru, hemen burada özetleyeceğimiz şekilde, çok bir dar çerçeve içinde
tutulmalıdır diyebiliriz; 7 kişilik bir heyetin 1949’da “İslam Ansiklopedisi”nde
yazdığı “ATATÜRK” maddesinde de böyledir. Özetleyelim: “Babası Ali Rıza Efendi,
Annesi Zübeyde Hanımdır. Seyrek olarak ta, “Kırmızı Hafız” lakabıyla anılan
dedesi Ahmet Efendi’den de söz edilebilir. 1881’de Selanik’te doğdu; İlk ve Orta
öğrenimini bu şehirde, Lise tahsilini Manastır Askeri İdadisinde tamamladı.
Zayıf gördüğü Fransızca’sını tatillerini geçirdiği Selanik’te Frerler Okulu özel
sınıfına devam ederek kuvvetlendirdi. Yüksek Öğrenimini de, 13 Mart 1889’da
kaydedildiği İstanbul Harbiye Mektebi (Harp Okulu) ve onun devamı olan
Erkanıharbiye (Harp Akademisi) sınıflarında tamamlayıp, 11 Ocak 1905 tarihinde
Yüzbaşı rütbesiyle mezun olduğu; meslek hayatına aynı yılda tayin edildiği
Şam’daki 5 nci Ordunun 30 ncu Süvari Alayında stajla başladığı” anlatılır.
Atatürk’ün Ailesi’nden, sadece Kızkardeşi Makbule (eski Boysan) Atadan Hanım’ı
tanımaktayız. Ender olarak ta, Annesi Zübeyde Hanım’ın, Osmanlılar’ın
Konya-Karaman Bölgesinden Rumeli’ye göç ettirerek yerleştirdikleri Yörüklerden
bir aileye mensup bulunduğu anlatılır.
Atatürk’ün, İzmir’de Uşakizadeler’den Latife Hanım’la 29 Ocak 1923’de evlendiği,
ancak 2.5 yıl sonra ayrıldıkları; çocukları olmadığı; dolayısıyla, kendi
soyadını taşıyacak kimsenin kalmadığı biliniyor. Atatürk’ün Ana Baba bir, kız
kardeşi Naciye küçük yaşta ölmüştür. Makbule hanımın çocukları da yaşamadı. Dolayısıyla Atatürk’ün babası
Ali Rıza Efendi’nin nesli, Atatürk ve Makbule hanım ile sona ermiştir. Böyle
olmasına rağmen Atatürk’ün Baba-Soyu, bitmemiştir; yine “Kırmızı-Hafız”
lakabıyla tanınan Amcası Hafız Mehmet Emin Efendinin torunları çok şükür ki
hayatta ve yurdumuzdadır. Bugün bu daldan, aramızda yaşayanlar kalabalık ailelerdir.
Atatürk’ün öz amcası Hafız
Mehmet Efendi’nin oğlu, Salih Efendi’nin torunlarından bazıları tarafından elde
edilen bilgiler ışığında; Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ve O’nun, Fatih Sultan Mehmet döneminde 1466 yılında Karamanoğulları’nı ortadan kaldırıp, buradaki Yörüklerden Rumeliye gönderilerek
iskan edilenlerden olan ailesinden bugüne kadar kalanlar da, ellerindeki
belgeler araştırılmaktadır. Tarihi belgelerin küçüğü ve
büyüğü olmaz. Bizler için hepsi değerlidir. Bu küçük bilgilerin bir araya
gelmesiyle bir gün gerçeğe ve tam bilgiye ulaşmak imkanı doğacaktır. Böylece
bizden sonraki kuşaklara Atatürk’ün soyu ile ve onların ataları ve
torunları yönleriyle, tam ve köklü bir Türk ailesi olduğu hakkında,
kesin bilgilerle ulaşacaktır.
|